- kasabın kemiği sıyırdığı gibi…
- kasabın kemiği sıyırdığı gibi…
kasabın kemiği sıyırdığı gibi ,sıyrılmak var mı ? ne yani ,yaşamadan anlam beklmek ,anlam aramak , anlam yüklemek, daralltıyor ,sıkıyor, gıcık ediyor , yada bu durum ;
kopmak mı , yaza yaza nereye geldik durumu mu ? şimdi bunu bloglasan zart diye teşhisi koyarlar , “varoluş daralması(bunu da ben sıktım..) yaşıyorsun , bu her genç kızın başına gelir ,yakında geçer kardeşim marak etme “, tamam teşhisi koydun hastalığıma ,ki hasta olduğumuz da anlaşıldı , tamam hastayız ,aslında hastalığı olmayan hastayız , yani litaratürde olmayan bir hastalık , belki de doktora gitsek küt diye hastalığımızı söyleyecek ve biz de aha diye kalacağız ,ulan bizde basit bir hastalıktan kıvranıp duruyormuşuz aman ha millete fazla açık vermeyelim bu şekil bilinmez hastalık ayakları iyidir…mi diyeceğiz onu da bilemem ama mevzu; kumda kendi kendimize açtığımız kuyu , derinleştirdikçe sığlaşıyor , açtıkça kapanıyor , sert toprakta da kuyucu olmak yemiyor , hani sabır da bir mücadele şeklidir durumu mu var ya o bizde yok , biz yazar geçeriz, biz bize benzeriz ,maskeler farklı da olsa biz biziz , uzun yol, uzun soluk ,uzun yazı bizi-beni bozar, aynen yol kenarında bir kahve bulur ,çaylama yaparım, hemen hesaplarım” ulan derim ,bu kadar derinleşcem de ne olacak ? kime dert anlatacağız”, ” yine akşam olacak yine mercimek çorbası yapana yanaşacağız”, hadi bana eyvallah…
Özkan